Keşfedilmiş Yerler Türkiye ve Dünyadan

Gizemli Kazılar | Dünyada Bulunan 13 Arkeolojik Buluntu

5825cda104207c103022e7dc
Tarafından yazılmıştır Kocaeli Gezilecek Yerler

Gizemli kazılar ile birlikte gün yüzüne çıkmış birbirinden farklı 13 adet arkeolojik buluntuyu inceleyeceğimiz yazımızda birbirinden farklı hatta bugüne kadar görmediğiniz çok farklı tarihi eserlere şahitlik edebilirsiniz.

Sizler de kendi tarihi buluntu bilgilerinizi bizlere yorumlar bölümünden belirtebilir, makalemizin daha fazla kişiye ulaşmasını istiyorsanız yazımızı sosyal medya hesaplarınızda paylaşarak destek olabilirsiniz.

Antikythera Düzeneği

Antikythera Düzeneği
Antikythera Düzeneği

Antikythera Düzeneği, büyük bir muamma olarak kalan en önemli arkeolojik buluntulardan biri. Batan bir antik Yunan kargo gemisinin kalıntılarından çıkarılan bu düzeneğin astronomik amaçlarla kullanıldığı düşünülüyor. Arkeologlar, bu aletin nasıl kullanıldığı hakkında hala çalışmalarına devam etse de bu düzeneğin oldukça karmaşık bir astronomik takvim olabileceğini iddia ediyor.

2 bin yaşında olduğu bilinen bir gemiden çıkarılması ise bu düzeneği o döneme ait bulunan en ilginç antik kalıntı kılıyor.

Kosta Rika’nın Taş Küreleri

Kosta Rika’nın Taş Küreleri
Kosta Rika’nın Taş Küreleri

Devasa büyüklükteki bu taş küreler Güney Kosta Rika’nın Diquis Deltası’nda bulunuyor ve bazılarının yapımı M.S. 600 tarihine dayanıyor. Orijinal dilde “Las Bolas” yani Toplar olarak bilinen bu anıtların Kolomb öncesi uygarlıklar tarafından volkanik bir taş türü olan gabro kullanılarak yapılmış. Arkeologlar, mükemmel bir şekilde oyularak küreleştirilen bu taşların yapımında nispeten daha küçük taşların kullanıldığı iddia ediliyor.

Bu taşların tam olarak ne için kullanıldığı halen netlik kazanmasa da bir kesim tarafından bu taşların astronomik amaçlar için kullanıldığına dair spekülasyonlar üretiliyor. Başka bir kesim ise bunların önemli alanların yerlerini işaret ettiğini düşünüyor.

Kleopatra’nın Mezarı

Kleopatra’nın Mezarı
Kleopatra’nın Mezarı

VII. Kleopatra, M.Ö. 305 ile 30 yılları arasında Mısır’a hakim Ptolemaios Hanedanı’na mensup yöneticilerin sonuncusu olarak biliniyor. Hem Jül Sezar hem de Marcus Antonius’tan çocukları olduğu bilinen Kleopatra’nın, zekası, güzelliği ve sansasyonel romantik ilişkileri hakkında önemli miktarda bilgiye sahip olsak da onun hakkında bir gerçek hala gizemini koruyor: Gömüldüğü yer…

Eski müttefikleri Octavianus tarafından Actium Savaşı’nda yenilgiye uğratıldıklarının ardından Kleopatra ve Antonius’un intihar ettikleri biliniyor. Tarihçi Plutarkhos vaktiyle yazdığı bir eserinde, ikilinin beraber gömüldüğü yeri, Mısır tanrıçası İsis’in tapınağına yakın, “güzel ve gösterişli” bir anıt olarak tarif ediyor; fakat mezarın tam olarak nerede olduğu henüz bilinmiyor. Arkeologlar, bu aşıkların mezarını birisi bulsa dahi içinin tamamıyla boş olabileceğini çünkü antik zamanlarda mezar hırsızlığının oldukça yaygın olduğunu bildiriyor.

Qin Shi Huang’ın Mezarı / Kilden Askerler

Qin Shi Huang’ın Mezarı / Kilden Askerler
Qin Shi Huang’ın Mezarı / Kilden Askerler

1974’te Çin’in Shaanxi bölgesindeki çiftçiler tesadüfen 20’nci yüzyılın en büyük arkeolojik buluntusunu gün yüzüne çıkardı: İmparator Qin Shi Huang’ın Terakota Askerleri…

Aslına bakarsak, M.Ö. 259 ile 210 yılları arasına dayandırılan bu keşifteki askerler bir gizeme işaret etmiyor çünkü tarihçiler bu topraktan askerlerin imparatoru ahirette korumak adına yapıldığını biliyorlar. Gizemini koruyan asıl şey ise bu imparatorun tam olarak nereye gömüldüğü ve mezarının ne gibi hazineler içerdiği. İmparatorun son istirahat yerinin inşasını anlatan antik dokümanlar, hazinelerle dolu bu yeraltı sarayının Çin’de yapılmış en gösterişli mezar olduğunu iddia ediyor.

Atlantis

Atlantis
Atlantis

İlk olarak milattan önce 360 yılında Yunan yazar Plato tarafından bahsedilen bu mitolojik adanın, sular altına gömülmeden önce hatırı sayılır bir deniz gücüne sahip olduğu iddia ediliyor. Arkeologlar halen bu gizemli adanın tarihsel varlığını tartışıyor ve vaktiyle var olması ihtimaline karşın dünyanın birçok batık kalıntılarında çalışmalar yürütüyor. Varlığına dair kesin bir kanıda henüz rastlanmamış olsa da Atlantis akıllarda bir gizem olarak yer edinmeye devam ediyor.

Antik Hayvan Tuzakları

Antik Hayvan Tuzakları
Antik Hayvan Tuzakları

İsrail, Mısır ve Ürdün çöllerini çapraz kesen çizgiler şeklinde inşa edilen bu kısa taş duvarlar, keşfedildikleri tarihten itibaren arkeologların aklını karıştırmaya devam ediyor.

“Çöl Uçurtmaları” olarak da adlandırılan 64 kilometre uzunluğundaki bu yapıların milattan önce 300 yılında inşa edildiği düşünülüyor. Yapılma amaçları hakkındaki gizemin yapılan son araştırmalarla ortadan kalktığına inanan arkeologlar, bu yapıların vahşi hayvanları avlamak amacıyla hazırlanmış bir çeşit tuzak olduğunu iddia ediyor.

Adana hakkında merak edilen 5 şeyi hemen okumak için tıklayınız.

Nazca Çizgileri

Nazca Çizgileri
Nazca Çizgileri

Peru’da bulunan bu çizgiler yerden bakıldığında pek de etkileyici bir görüntü sergilemese de onlara yukarıdan bakıldığında durum bir hayli değişiyor.

Arkeologlar, bu görkemli çizgilerin, geometrik şekillerden tutun da hayvan, bitki ve hayali figürlere kadar çeşitli şeyleri betimleme amacıyla çizildiğini ve bunların yaklaşık olarak 2 bin yıl önce yapıldığını düşünüyor. Fakat, ne amaçla yapıldıkları hala birçok tartışmaya sebep olan gizemli bir konu olsa da birçok arkeolog, bu çizgilerin Nazca tanrılarının aralarındaki bir çeşit iletişim metoduna işaret ettiğine veya doğa ayinlerinin bir parçası olarak çizildiğine inanıyor.

Gize Piramitleri

Gize Piramitleri
Gize Piramitleri

Mısır’ın büyük piramitleri hakkında arkeologların bilgisi önemli ölçüde olsa da hala gün yüzüne çıkarılmadığı düşünülen özellikleri de bu yapıları gizemli ve etkileyici kılıyor. Yaklaşık 5 bin yıl önce inşa edilen bu üçlü piramit kompleksi antik Mısırlıların Firavunlarına hürmetlerini gösterme biçimi olarak değerlendiriliyor.

Arkeologlar, günümüzde hala neden ve nasıl yapıldığı tartışılan piramitlerin içinde yeni tüneller keşfetmeye devam ettiklerini de vurguluyor.

Torino Kefeni

Torino Kefeni
Torino Kefeni

Hazreti İsa’nın kefeni olduğu düşünülen “Torino Kefeni” kadar tartışılan başka bir arkeolojik keşif daha yoktur demek abartı olmaz. Bu uzun kumaş parçası üzerinde kan ve bir adama ait olduğu bilinen bazı izler taşıyor.

1353 yılında Katolik Kilisesi, Fransa’nın Lirey bölgesindeki bir kilisede böyle bir kefenin varlığını resmi olarak kaydetti. Efsaneye göre, bu kefen günümüz Güney Filistin’inden Edessa yani günümüz Şanlıurfa bölgesine, oradan ise İstanbul’a gelmiş. 1204 yılında Haçlıların İstanbul’u yağmalamalarından sonra bu kefenin onlarla birlikte Atina’ya geldiği biliniyor.

1980’lerde bilim insanlarının eline geçen bu kefenin gerçekten İsa’ya ait olup olmadığını anlamak üzere test yapan bilimciler, bu kefenin sahte olduğuna kanaat getirdi çünkü yapılan testler kumaş parçasının M.S. 1260 ile 1390 yılında yapılmış olabileceğini ortaya koydu. Fakat varılan bu sonuca itiraz edenler ve bu testlerin kefenin sonradan eklenen yani yeni kısımlarına uygulandığını ama aslında kefenin daha eski zamanlara ait olduğunu iddia edenler de var.
(Fotoğraf: Diego Barbieri / Shutterstock.com)

Göbekli Tepe

Göbekli Tepe
Göbekli Tepe

1994 yılında Göbekli Tepe’de yapılan müthiş keşif, medeniyetin evrimi hakkında o zaman kadar bildiklerimizi zorlayarak yeni sorular sorulması gerektiğini ortaya koymuştur. Üzerinde hayvan figürlerinin oyulduğu taş sütunlarıyla Göbekli Tepe, yapılma tarihinin M.Ö. 10’uncu milenyuma dayanması sebebiyle dünyanın en eski ibadethanesi olarak kabul görüyor.

Eldeki bulgular, Göbekli Tepe’nin yarı-göçebe avcılar tarafından inşa edildiğini ve bu topluluğun tarımla henüz tanışmadığını gösteriyor. Göbekli Tepe’nin keşfi sonrası arkeologlar, önce yerleşik hayata geçilip sonra mı tapınakların inşa edilmeye başlandığı yoksa bunun tersinin de geçerli olup olmadığını tartışmaya başladı.

Yani, daha önceden kabul gördüğü gibi önce yerleşik hayata mı geçildi, yoksa Göbekli Tepe gibi dini amaçla inşa edilen yapılar insanları yerleşik hayata geçişe mi yönlendirdi? Bu henüz netlik kazanmış değil.

Tutankamon’un Ölümü

5825cdf1ae78492f78a01210
Tutankamon’un Ölümü

Tutankamon’un mezarının gün yüzüne çıkarıldığı 1922 tarihinden itibaren “firavunun laneti” olarak anılan ve mezara yaklaşan herkesin bir şekilde öldüğünü anlatan hikayeler kulaktan kulağa yayılmaya başladı. Firavunun mezarının gizeminden daha da dikkat çeken şey işte Tutankamon’un nasıl öldüğü konusu. Arkeologlar, bu çocuk kralın beklenmedik bir şekilde öldüğü ve ölümüne ya bir enfeksiyonun ya da bir iki tekerlekli araba kazası sonrası aldığı yaraların sebep olduğuna inanıyorlar.

Ahit Sandığı

Ahit Sandığı
Ahit Sandığı

Ahit Sandığı, içinde “Hz. Musa’ya Allah tarafından verilen 10 emir”in bulunduğu altın kaplı bir sandık. Antik dönemlerde, bu sandığın Kudüs’te bulunan Birinci Tapınak’ta saklandığı biliniyor; ancak tapınağın M.Ö. 587 yılında Babil ordusunca yıkılıp yağmalanması sonrasında bu sandığa neler olduğu hakkında kimse tam olarak bir şey söyleyemiyor.

Tevrat’ta bahsedilen bu olay ve kutsal kalıntının izine henüz kimse rastlamış değil. Bazı antik kaynaklar, şehrin yağmalanmasından sonra bu sandığın Babil’e götürüldüğünü, bazıları ise sandığın Kudüs’te bir yere gömüldüğünü söylüyor. Yeni tercüme edilen eski bir İbranice metin ise bu sandığın Mesih’in geleceği güne kadar ortaya çıkarılamayacağı yönünde bilgiler veriyor.

Voynich El Yazması

5825cdfbac1fe333584993d9
Voynich El Yazması

15’inci yüzyıla ait olduğu bilinen 250 sayfalık bu kitap, kozmolojik sembol, bitki ve çıplak kadın gibi birçok değişik figür içeriyor. Wilfrid Voynich adında bir sahaf tarafından 1912 yılında bulunan el yazmasının içeriğine dair henüz net bir bilgiye sahip değiliz çünkü metin henüz deşifre edilemedi.

Ancak metnin unutulan bir dille yazıldığına dair spekülasyonlar yaratılmaya devam ediliyor. Şuan Yale Üniversitesi’nde bulunan el yazması birçok bilim insanının dikkatini çekmekte.

Yazar hakkında

Kocaeli Gezilecek Yerler

KGY ile birlikte eğlenirken öğrenmeye hazır mısınız? Birbirinden farklı eğlenceli içeriklerin yanı sıra hiç duymadığınız ve merak uyandırıcı bilgiler ile birlikte Kocaeli'nin altını üstüne getiriyoruz. :) Ekipte yer alarak bize destek olmak istersen, Sosyal medyada arkadaşımız olmayı unutma.

Yorum Yap